Temporomandibular eklem (TME) hastalıkları ve cerrahisi, alt çeneyi kafatasına bağlayan çene ekleminde ve bu eklemi hareket ettiren çiğneme kaslarında meydana gelen fonksiyon bozukluklarının, ağrıların ve yapısal deformasyonların teşhis ve tedavisini kapsayan özel bir cerrahi disiplindir. Çiğneme, konuşma, yutkunma ve esneme gibi temel hayati fonksiyonları doğrudan etkileyen bu rahatsızlıklar, hastaların günlük yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürebilir. Dentmetrik olarak, çene eklemi problemlerinin teşhisinde en gelişmiş 3 boyutlu görüntüleme teknolojilerini kullanıyor, ameliyatsız koruyucu yaklaşımlardan en karmaşık açık eklem cerrahilerine kadar uzanan geniş bir tedavi yelpazesiyle hastalarımızı ağrısız ve sağlıklı bir çene fonksiyonuna kavuşturuyoruz.

Temporomandibular Eklem Hastalıkları ve Cerrahisinin Tanımı ve Amacı

TME (Temporomandibular Eklem), alt çene kemiğinin (mandibula) kafa tabanındaki şakak kemiği (temporal kemik) ile birleştiği, insan vücudundaki en karmaşık ve sürekli hareket halinde olan çift taraflı eklem sistemidir. Bu eklemin içindeki yastıkçık görevi gören kıkırdak diskinin yerinden kayması, eklem sıvısının azalarak sürtünmenin artması, kas spazmları, travmalar veya romatolojik hastalıklar sebebiyle eklem yapısının bozulması durumlarına "Temporomandibular Eklem Hastalıkları" adı verilir. Çene kütlemesi (klik sesi), kulak önünde şiddetli ağrı, çene kitlenmesi, ağız açmada kısıtlılık, boyun ağrıları ve nedeni açıklanamayan kulak çınlamaları bu hastalıkların en belirgin klinik semptomlarıdır.

Temporomandibular eklem hastalıklarında uygulanan cerrahi ve konservatif (cerrahi dışı) tedavilerin temel amacı, eklem bölgesindeki iltihaplanmayı (enflamasyonu) ve şiddetli ağrıyı dindirmek, eklem içi yapıların anatomik bütünlüğünü yeniden sağlamaktır. Bu sayede hastanın kısıtlanmış olan ağız açma kapasitesi normal fizyolojik sınırlarına (ortalama 4-5 cm) geri döndürülür. Erken dönemde yapılan müdahaleler, eklem içindeki kıkırdak diskinin tamamen parçalanmasını ve çene kemiklerinin birbirine sürtünerek geri döndürülemez bir erimeye (osteoartrit) maruz kalmasını engeller. Dentmetrik uzmanları tarafından planlanan bu tedaviler, sadece eklemi onarmakla kalmaz, aynı zamanda hastanın bozulan uyku kalitesini ve psikolojisini de düzeltmeyi amaçlar.

Temporomandibular Eklem Hastalıkları ve Cerrahisi Türleri ve Kullanım Alanları

TME hastalıklarının tedavisi, sorunun kaynağının kas (miyofasiyal) kaynaklı mı yoksa doğrudan eklem içi (kıkırdak/kemik) yapısal bir bozukluk mu olduğuna ve hastalığın evresine göre farklı türlere ayrılır. Dentmetrik kliniklerinde hastanın klinik tablosuna göre adım adım (basitten karmaşığa) uygulanan başlıca tedavi türleri şunlardır:

  1. Konservatif (Ameliyatsız) Tedaviler: Hastalığın başlangıç evrelerinde tercih edilir. Diş sıkma ve gıcırdatma (bruksizm) kaynaklı eklem yükünü hafifletmek için kişiye özel hazırlanan sert akrilik gece plakları (oklüzal splintler) en yaygın yöntemdir. Buna ek olarak; çiğneme kaslarına uygulanan botoks (Botulinum Toksin) enjeksiyonları, kas gevşetici ilaç tedavileri, stres yönetimi ve fizik tedavi egzersizleri bu grupta yer alır.
  2. Artrosentez (Eklem İçi Yıkama): Ağız açmada aniden kısıtlılık yaşanan, eklem diskinin kaydığı ve eklem sıvısının yapısını yitirdiği durumlarda uygulanan minimal invaziv bir cerrahidir. Lokal anestezi altında, eklem boşluğuna çok ince iki iğne ile girilerek içerideki iltihaplı sıvı steril solüsyonlarla yıkanır. Yıkama sonrası eklemi beslemesi ve kayganlığı artırması için hyalüronik asit veya PRP enjeksiyonları yapılır.
  3. Artroskopi (Kapalı Eklem Cerrahisi): Eklem boşluğuna milimetrik boyutlarda özel bir kamera (artroskop) ve mikro aletler ile girilerek yapılan kapalı cerrahi girişimdir. Kamera ile içerideki yapışıklıklar doğrudan görülerek açılır, yıpranmış dokular temizlenir ve kaymış olan kıkırdak disk özel tekniklerle doğal konumuna geri dikilir (fiksasyon).
  4. Açık Eklem Cerrahisi (Artrotomi): Kıkırdak diskin tamamen onarılamaz hale geldiği, eklemin kemikleşerek birbirine kaynadığı (ankiloz), şiddetli çene travmaları veya eklem içi tümör vakalarında uygulanan ileri düzey majör cerrahilerdir. Kulak önünden yapılan estetik bir kesi ile ekleme doğrudan ulaşılarak bozulan anatomik yapı yeniden şekillendirilir.
  5. Total Eklem Replasmanı (Yapay Protez): Hastanın kendi doğal çene ekleminin hastalıklara veya romatizmal yıkımlara bağlı olarak tamamen kaybedildiği en ileri vakalarda, çene ekleminin titanyum alaşımlı, kişiye özel üretilen yapay bir TME protezi ile tamamen değiştirilmesi işlemidir.

Temporomandibular Eklem Hastalıkları ve Cerrahisi İşlemi ve Süreç

TME hastalıklarında tedavi süreci, doğru ve kesin bir teşhis ile başlar. Kliniğimize başvuran hastalarımızın öncelikle çene cerrahlarımız tarafından kapsamlı bir klinik muayenesi gerçekleştirilir. Bu muayenede maksimum ağız açıklığı milimetrik olarak ölçülür, çiğneme kaslarındaki spazm noktaları (tetik noktalar) palpe edilir ve stetoskop yardımıyla eklem hareketleri sırasındaki klik veya sürtünme sesleri (krepitasyon) dinlenir. Sorunun kemik kaynaklı mı yoksa kıkırdak disk kaynaklı mı olduğunu net bir şekilde görebilmek için 3 Boyutlu Dental Tomografi (CBCT) veya Manyetik Rezonans (MR) görüntüleme teknolojilerinden yararlanılır.

Teşhisin ardından, hastaya en az travma yaratacak tedavi protokolü belirlenir. Splint yapımı veya botoks gibi işlemler klinik ortamında standart randevularda dakikalar içinde gerçekleştirilir. Artrosentez (eklem yıkama) gibi işlemler, lokal anestezi ve gerekirse bilinçli sedasyon altında, hastanın ağrı hissetmeyeceği şekilde ortalama 30-45 dakika sürer ve hasta aynı gün normal yaşantısına geri döner. Açık eklem cerrahisi veya protez yerleştirilmesi gibi daha kompleks operasyonlar ise tam donanımlı ameliyathane şartlarında, genel anestezi altında uzman cerrah kadromuz tarafından titizlikle yürütülür.

İyileşme süreci tamamen uygulanan tedavinin büyüklüğüne bağlıdır. Konservatif tedaviler ve kapalı yıkama işlemlerinde iyileşme son derece hızlıdır. Açık cerrahilerden sonra ise genellikle birkaç haftalık bir yumuşak diyet (sıvı/püre ağırlıklı beslenme) süreci zorunludur. TME tedavilerinin başarıya ulaşmasındaki en büyük anahtar, operasyon sonrası dönemdir. Tüm cerrahi veya cerrahi dışı müdahalelerden sonra, eklemin yeni pozisyonuna alışması ve kasların güçlenmesi için hastaya özel olarak öğretilen çene fizik tedavi egzersizlerinin aksatılmadan yapılması ve splint kullanımının düzenli olarak sürdürülmesi şarttır.

Temporomandibular Eklem Hastalıkları ve Cerrahisinin Avantajları Nelerdir?

Temporomandibular eklem tedavileri, hastanın yaşam enerjisini tüketen kronik baş, boyun ve yüz ağrılarını kesin olarak ortadan kaldırarak benzersiz bir rahatlama sağlar. Başarılı bir cerrahi veya konservatif müdahale sonrasında hastalar; esneme, gülme, katı gıdaları çiğneme gibi en temel insani fonksiyonlarını "çenem kitlenecek" veya "canım yanacak" korkusu yaşamadan, özgürce ve tam kapasiteyle yerine getirebilirler. Beslenme kalitesinin artmasıyla birlikte hastanın genel sağlığı ve sindirim sistemi de olumlu yönde etkilenir.

Erken dönemde uygulanan tedaviler sayesinde, eklem içindeki kıkırdak diskin geri dönüşümsüz erimesi ve çene kemiklerinde asimetri oluşması engellenir. Böylece ilerleyen yaşlarda ihtiyaç duyulabilecek, çok daha yüksek maliyetli ve ağır açık ameliyatların (eklem protezi vb.) önüne geçilmiş olur. Ayrıca, TME tedavisi kapsamında uygulanan gece plakları ve kas gevşetici yöntemler, diş sıkmaya bağlı olarak diş minelerinde oluşan çatlakları, aşınmaları ve protez kırılmalarını durdurarak, ağız içindeki diğer dental yatırımların da (implant, zirkonyum kaplama vb.) ömrünü uzatır ve korur.

Temporomandibular eklem (çene eklemi) hastalıklarının teşhisi, ameliyatsız tedavi yöntemleri, cerrahi operasyon fiyatları ve Ankara Dentmetrik kliniğimizin sağlık turizmi kapsamındaki hizmetleri hakkında ayrıntılı bilgi almak, randevu oluşturmak için bizimle hemen iletişime geçebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Ağrı, ağız açmada kısıtlılık veya kilitlenme eşlik etmiyorsa sadece ses gelmesi acil bir tehlike arz etmez ancak eklem diskinin yerinden kaydığının (dejenerasyonun başladığının) habercisidir. İlerlemesini durdurmak için mutlaka uzman bir çene cerrahı tarafından muayene edilmeli ve koruyucu önlemler alınmalıdır.

Kas kaynaklı ağrılarda, diş sıkma ve gıcırdatmaya (bruksizm) bağlı eklem yorgunluklarında kişiye özel hazırlanan sert oklüzal splintler, eklem içindeki basıncı düşürerek sorunu büyük ölçüde çözer ve kesin bir rahatlama sağlar. Ancak ileri derecede disk yırtığı veya kemik erimesi varsa daha ileri müdahaleler (artrosentez vb.) gerekebilir.

Çiğneme kaslarına (masseter ve temporal) uygulanan botoks enjeksiyonu, istemsiz kasılmaları ve aşırı diş sıkma kuvvetini zayıflatarak ekleme binen yıkıcı yükü hafifletir. Hem şiddetli çene/baş ağrılarını dindirir hem de yüzün alt kısmındaki köşeli/kare görünümü incelterek estetik bir fayda sağlar.

Hayır, artrosentez klinik şartlarında, lokal anestezi altında uygulanan minimal invaziv (kapalı) bir işlemdir. İnce iğnelerle eklem içine girilip iltihaplı sıvı temizlenir ve kayganlaştırıcı hyalüronik asit enjekte edilir. İşlem sonrası hasta aynı gün normal hayatına döner.

Açık eklem cerrahisi sadece konservatif yöntemlerin yetersiz kaldığı çok ileri vakalarda (ankiloz, tümör vb.) başvurulan bir yöntemdir. Deneyimli maksillofasiyal cerrahlar tarafından, 3D tomografi planlamalarıyla yapıldığında son derece güvenilir, kalıcı ve yüz güldürücü sonuçlar verir.

WhatsApp