Metal braket tedavisi (klasik tel tedavisi), dişlerdeki çapraşıklıkları, aralıkları ve çene kapanış bozukluklarını düzeltmek için dişlerin ön yüzeylerine medikal paslanmaz çelikten üretilen minik tutucuların (braketlerin) yapıştırıldığı ve bu tutucuların içinden geçen özel alaşımlı tellerle dişlere yön verildiği en köklü ortodontik tedavi yöntemidir. Diş hekimliğinde gelişen tüm yeni teknolojilere ve şeffaf alternatiflere rağmen, metal braketler sahip oldukları yüksek dayanıklılık ve dişe uyguladıkları üç boyutlu kusursuz mekanik kontrol sayesinde, en zorlu ve karmaşık ortodontik vakalarda dahi "altın standart" olmaya devam etmektedir. Dentmetrik olarak, ortodonti uzmanlarımız eşliğinde en kaliteli ve doku dostu metal braket sistemlerini kullanarak; hem çocuk hem de yetişkin hastalarımıza ömür boyu kalıcı, sağlıklı ve estetik bir gülüş vadediyoruz.

Metal Braket Tedavisinin Tanımı ve Amacı

Metal braket tedavisi, ortodontik hareketin biyomekanik prensiplerini en net şekilde kullanan sistemdir. Tedavinin ana iskeletini üç temel parça oluşturur: Dişin minesine özel yapıştırıcılarla sabitlenen "metal braketler", bu braketlerin içindeki oluklardan geçen ve dişlere asıl kuvveti uygulayan hafızalı "ortodontik ark telleri" ve teli braketin içinde tutan minik, renkli veya şeffaf "elastik bağlar (ligatürler)". Ark telleri, dişlerin dizilmesi gereken ideal, pürüzsüz kavis formunda üretilir. Çapraşık dişlere bağlanan bu tel, kendi ideal formuna dönmeye çalışırken dişe sürekli ve hafif bir kuvvet uygular. Bu mekanik kuvvet, çene kemiği içinde biyolojik bir reaksiyon başlatarak dişin hareket edeceği yöndeki kemiği eritir ve geride kalan boşluğu yeni kemik dokusuyla doldurarak dişi milimetre milimetre ideal konumuna taşır.

Bu geleneksel ama son derece etkili tedavinin temel medikal amacı, "maloklüzyon" olarak adlandırılan ve alt-üst dişlerin birbiriyle doğru kapanmadığı yapısal bozuklukları kesin olarak tedavi etmektir. Çapraşık dişler, aralarına giren yiyecek artıklarının fırçayla temizlenmesini imkansız hale getirdiği için çürüklere ve diş eti çekilmelerine en yatkın dişlerdir. Metal braketler sayesinde dişler inci gibi ve sıfır hatayla dizildiğinde, ağız hijyenini sağlamak mükemmel derecede kolaylaşır. Ayrıca, ön dişlerin birbirine temas etmemesi (açık kapanış) veya üst dişlerin alt dişleri tamamen örtmesi (derin kapanış) gibi durumlar düzeltilerek; hastanın koparma, çiğneme ve konuşma (fonetik) fonksiyonları ideal, sağlıklı anatomik standartlarına ulaştırılır.

Metal Braket Tedavisi Türleri ve Kullanım Alanları

Metal braketler, malzemenin doğası gereği tek bir ana materyalden (paslanmaz çelik veya titanyum alaşım) üretilse de, bağlama mekanizmalarına göre kendi içinde gelişmiş teknolojik türlere ayrılır. Dentmetrik kliniklerinde vakaya ve hastanın beklentisine göre uyguladığımız metal braket türleri şunlardır:

  1. Geleneksel (Ligatürlü) Metal Braketler: Telin braket içindeki yuvasına minik lastik halkalarla (ligatür) veya ince tellerle bağlandığı klasik sistemdir. Özellikle çocuk ve genç hastalar, her ay kontrole geldiklerinde bu lastiklerin renklerini değiştirerek tedavi sürecini eğlenceli bir hale getirebilirler.
  2. Kapaklı (Self-Ligating) Metal Braketler: Damon sistemi olarak da bilinen bu modern türde, teli tutmak için ekstra bir lastik kullanılmaz. Braketin kendi üzerinde sürgülü/klipsli minik bir kapak vardır ve tel bu kapağın içine hapsedilir. Lastik kullanılmadığı için sürtünme çok daha azdır; bu da dişlerin daha hızlı hareket etmesini, daha az ağrı hissedilmesini ve kontrol seanslarının arasının daha uzun tutulabilmesini sağlar.

Metal braket tedavisi, kemik sağlığı yerinde olan 7'den 70'e her yaş grubundaki hastaya uygulanabilir. Estetik (şeffaf) alternatiflerin kuvvet uygulamada yetersiz kalabildiği durumlar başta olmak üzere, metal braketlerin başlıca kullanım alanları şunlardır:

  1. İleri derecede şiddetli çapraşıklıkların (yer darlığının) olduğu vakalar.
  2. Gömülü kalmış kanin (köpek) dişlerinin çene kemiği içinden çekilerek ağız içine (kavise) dahil edilmesi gereken zorlu operasyonlar.
  3. Çene cerrahisi (ortognatik cerrahi) ile kombine yürütülen, dişlerin üç boyutlu olarak çok büyük mesafeler kat etmesi gereken majör iskeletsel ameliyat hazırlıkları.
  4. Alt çenenin çok ileride veya çok geride olduğu belirgin kapanış anomalileri.
  5. Çekimli ortodonti dediğimiz, ağızdan diş çekilerek elde edilen büyük boşlukların tamamen ve hatasız bir şekilde kapatılması gereken durumlar.

Metal Braket Tedavisi İşlemi ve Süreç

Metal braketlerle ortodontik tedavi süreci, uzman ortodontistimizin detaylı radyolojik analizi ile başlar. Panoramik ve sefalometrik röntgenler üzerinden hastanın kemik yapısı ve diş köklerinin açıları hesaplanır. Ağız içi tarayıcılarla dijital ölçüler alınarak tedavi planı oluşturulur. Dişlerin braket yapıştırılmasına hazır hale gelmesi için öncelikle ağızdaki tüm çürükler tedavi edilir ve detaylı bir diş taşı temizliği yapılır. Ortodontik tedaviye tamamen sağlıklı bir diş eti ve temiz bir mine yüzeyi ile başlanması zorunludur.

Braketlerin takılma (bonding) seansı tamamen ağrısız bir işlemdir ve iğne (anestezi) gerektirmez. Dişlerin ön yüzeyleri özel bir solüsyonla pürüzlendirilip yıkanır. Ardından diş minesine zarar vermeyen, söküldüğünde iz bırakmayan özel ortodontik yapıştırıcılar sürülerek metal braketler milimetrik hesaplamalarla dişlerin üzerine tek tek yerleştirilir ve mavi ışık (LED) ile dondurulur. Braketler yapıştıktan sonra içlerinden ilk ve en esnek olan nikel-titanyum ark teli geçirilerek lastiklerle bağlanır ve aktif tedavi resmen başlamış olur. Tüm bu işlem ortalama 45-60 dakika sürer. Teller ilk takıldığında ve aylık olarak sıkıldığında (aktive edildiğinde), dişlerde 2-3 gün süren hafif bir sızlama veya baskı hissi olması son derece normaldir; bu durum dişlerin hareket etmeye başladığının en güzel kanıtıdır.

Tedavi süresince hastaların genellikle 4 ila 6 haftada bir rutin kontrollere gelmesi gerekir. Bu seanslarda teller kalınlaştırılır ve yönlendirici kuvvetler yenilenir. Metal braket kullanan hastaların süreç boyunca asitli içeceklerden, yapışkan (sakız, karamel) ve çok sert (fındık, buz, kabuklu yiyecekler) gıdalardan uzak durması, braketlerin kopmaması için hayati önem taşır. Ayrıca, braketlerin etrafında yiyecek birikimini önlemek için özel ortodontik fırçalar ve arayüz fırçaları kullanılarak ağız hijyeni kusursuz tutulmalıdır. Tedavi bittiğinde braketler özel bir aletle saniyeler içinde, dişe hiç zarar vermeden çıkarılır. Dişler pürüzsüzleştirilir ve dişlerin eski haline dönmesini engellemek için arka yüzeylerine görünmeyen koruyucu bir tel (lingual retainer) yapıştırılarak süreç mükemmel bir gülüşle taçlandırılır.

Metal Braket Tedavisinin Avantajları Nelerdir?

Metal braket tedavisinin hastalara ve hekimlere sunduğu en büyük avantaj, benzersiz bir "öngörülebilirlik" ve "kesinlik" sağlamasıdır. Paslanmaz çelik braketler kırılmaya karşı son derece dirençlidir; bu nedenle tedavi süreci mekanik arızalar sebebiyle kesintiye uğramaz. Şeffaf plak tedavilerinde hastanın plağı günde 22 saat takma disiplini (hasta kooperasyonu) tedavinin kaderini belirlerken, sabit olan metal braketlerde tedavi kontrolü %100 oranında uzman hekimin elindedir; hasta unutsun veya istemesin, dişler 7/24 kesintisiz bir şekilde düzelmeye devam eder.

Biyomekanik açıdan metal braketler, dişin kökünü çene kemiği içinde üç boyutlu (yukarı-aşağı, sağa-sola ve kendi ekseni etrafında dönme) olarak hareket ettirme konusunda hala en güçlü ve en hızlı sonuç veren sistemdir. Bu güçlü itme/çekme kapasitesi sayesinde, birçok zorlu vakada genel tedavi süresini estetik alternatiflere göre aylar öncesinden bitirebilir. Ayrıca, porselen braketler veya şeffaf plak sistemleriyle kıyaslandığında üretim maliyetleri daha düşük olduğu için, metal braket tedavileri genellikle en ekonomik ve bütçe dostu ortodontik tedavi seçeneği olarak öne çıkar. Sağlamlığı, ekonomik olması ve kesin çözümü sayesinde yıllardır güvenilirliğini kanıtlamış bir yatırımdır.

Ankara'da Dentmetrik kliniğimizin uzman ortodonti kadrosuyla sunduğu metal braket (tel) tedavisi fiyatları, çocuk ve yetişkin ortodontisi süreçleri ve yurt dışından gelen hastalarımız için organize ettiğimiz sağlık turizmi fırsatları hakkında detaylı bilgi almak, randevu oluşturmak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Braketler takıldıktan sonraki ilk 1-2 haftalık alışma sürecinde yanak ve dudak içlerinde hafif tahrişler oluşabilir. Bu dönemde size vereceğimiz özel "ortodontik koruyucu mumları" batan braketin üzerine yapıştırarak bu sorunu anında ve acısız bir şekilde çözebilirsiniz. Dokular kısa sürede metalin varlığına alışacaktır.

Braketlerinizin kırılmasını/kopmasını önlemek için; fındık, ceviz, leblebi gibi sert kuruyemişlerden, sakız ve karamel gibi dişe yapışan şekerlemelerden, asitli içeceklerden (kola vb.) uzak durmalısınız. Elma, havuç, simit gibi sert gıdaları ise ısırarak değil, bıçakla küçük parçalara bölerek arka dişlerinizle yiyebilirsiniz.

Braketlerin etrafında yiyecek birikimi çok daha kolay olduğu için, günde en az 3 defa normal diş fırçanızla, buna ek olarak da braketlerin arasına giren özel "arayüz fırçaları" ile dişlerinizi fırçalamanız zorunludur. Aksi takdirde tedavi bitiminde teller söküldüğünde dişlerinizde beyaz çürük lekeleriyle karşılaşabilirsiniz.

Metal braket kullanan hastalarımızın tellerin aktivasyonu, lastiklerin değişimi ve sürecin takibi için genellikle her 4 ila 6 haftada bir rutin klinik kontrollerine gelmesi gerekmektedir. Kontrollerin aksatılması tedavi süresini uzatır.

Elbette. Klasik metal görüntüyü istemeyen yetişkin hastalarımız için, dişin rengiyle aynı veya tamamen şeffaf olan safir/porselen braket seçeneklerimiz mevcuttur. Estetik olarak dışarıdan çok daha az belli olurlar ve aynı mekanik başarıyı sağlarlar.

WhatsApp